Türkiye Haber Girişi: 14.07.2021 - 16:52, Güncelleme: 14.07.2021 - 16:52

İletişim Başkanı Altun'dan 15 Temmuz değerlendirmesi

 

İletişim Başkanı Altun'dan 15 Temmuz değerlendirmesi

İletişim Başkanı Altun: “15 Temmuz’da bu millet liderinin etrafında kenetlenerek demokrasisine, iradesine ve bağımsızlığına nasıl sahip çıktığını, çıkacağını dosta düşmana gösterdi”
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 15 Temmuz’un 5’inci yıl dönümünde milli direnişi, Türkiye’nin terörle mücadelesini, 15 Temmuz sonrası yaşanan köklü değişimi ve İletişim Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen 15 Temmuz etkinliklerini Akşam Gazetesi'ne değerlendirdi. 15 Temmuz’un 5. yılında, geriye dönüp baktığınızda o gün yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz? 15 Temmuz 2016 tarihinde bu millet, bu topraklar tarihte benzeri bulunmayacak bir ihanetle karşı karşıya kaldı. FETÖ daha önce de aşağılık kumpaslarla milli iradeye tahakküm kurmayı denemişti. Ama alçakça planları her defasında püskürtüldü. Planları bozuldukça saldırının dozu arttı. Kendilerince “son çare” olarak darbeye kalkıştılar. En kalleş ve cani yüzlerini gösterdiler. Ne var ki milletimiz bu ihanet şebekesini çok iyi tanıyordu. İlk andan itibaren büyük bir dirayetle bu teröristlerin karşına dikildi. Çünkü bunun aynı zamanda bir işgal teşebbüsü olduğunu anlamıştı. Elbette Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği büyük bir cesaret oldu. Devlet-millet el ele vererek bu kanlı saldırıyı çökerttik. Bu mücadeleyi İstiklal Savaşı ruhuyla verdik. Devletin silahlarıyla terör estiren darbeciler başarılı olamadılar. Ve zafer o gece kıyama duran milletin oldu. İradelerini, ruhlarını FETÖ elebaşına ve kendilerini maşa olarak kullananlara satanlar, vatan, bayrak gibi hiçbir değere sahip olmayanlar 251 kardeşimizi şehit etti, binlerce vatan evladını yaraladı. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Onların kahramanlıklarını unutmayacağız. Darbe girişimine karşı milletin kazandığı zaferin üzerinden 5 yıl geçti. Her geçen gün o gece milletimizin nasıl bir şanlı direniş gösterdiğini, meydanları dolduran milyonlarca vatan aşığının nasıl ayrı ayrı fedakarlıklarda bulunarak, destanlar yazdığını her zaman minnetle hatırlayacağız. Milletlerin “millet” olduklarını hatırladıkları tarihi anlar vardır. İşte 15 Temmuz bu anlamda bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz’da bu millet liderinin etrafında kenetlenerek demokrasisine, iradesine ve bağımsızlığına nasıl sahip çıktığını, çıkacağını dosta düşmana gösterdi. Adeta “ölümü öldüren” bir vakarla mermilere göğsünü siper etti, tankların üstüne yürüdü, savaş uçakların kafa tuttu. O geceyi kelimelerle ifade etmek sanırım her zaman için yarım kalacak. Çünkü o gece kelimelere sığamayacak, asırlarla anlatılacak büyük bir direniş gösterdi bu aziz millet. 15 Temmuz emsalsiz bir bilinç, daima diri kalacak bir ruhtur. 15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de neler değişti? 15 Temmuz’dan sonra, bu işgal girişiminin arkasında olanlar, esasında Türk milletinin egemenliği için neler yapabileceğini bir kez daha gördü. FETÖ belasını defeden ve milli iradeyi tahkim eden Türkiye esas meselelerine odaklanmaya başladı. Türk tarihinin en köklü yönetim reformu gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ülkemiz tarihi bir fırsat elde etti ve Türkiye’nin şahlanışı ivmelendi. Bunun ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğiyle her geçen gün egemenliğimizi pekiştiren, her alanda yerli ve milli imkanları seferber eden bir anlayış ülkemize kök salmaya başladı. Bu Türkiye muarızlarına diz çökecek bir ülke olmadığımızı da gösterdi. Türkiye düşmanlarına 15 Temmuz’da verilen mesaj neydi? 15 Temmuz’da bütün dünyaya verdiğimiz en net mesaj “Türkiye’nin geçilmez” olduğuydu. Şanlı bir direnişle Türkiye düşmanlarına bu milleti hiç kimsenin boyunduruk altına alamayacağını bir kez daha gösterdik. Bu mesajı alanlar, o gece yaşananları iyi analiz edenler elbette olmuştur. Ama 15 Temmuz’dan ders çıkartmayan ve FETÖ artıklarının yönlendirmesiyle hala ülkemiz üzerine hesap yapmaya çalışanlar da yok değil. Esasında onlar da tankla, tüfekle, milletimizi şehit ederek sonuca ulaşamayacağını anladı. Elbette Türkiye’yi bağımlılık tuzağında çekmek isteyenler boş durmadı. Bu sefer ekonomik ve farklı tehdit unsurlarıyla saldırılarına devam ettiler. Ülkemizi iç ve dış politikada sıkıştırmaya başladılar. Terör örgütlerini üzerimize saldılar. Ülkemizin imajını tahrif etmeye çalıştılar. Hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün bu saldırıları boşa düşürdük. Tabi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu anlamda çok önemli bir imkan oldu. Yeni sistemin getirdiği hızlı ve etkin karar alma mekanizmasıyla her türlü zorluğun üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin verdiği açık ve net mesajı anlamayanlar da beyhude çabalarını sürdürüyor. Ancak Türkiye ne terörle ne ekonomik saldırılarla ne karalama kampanyalarıyla yönlendirilecek bir ülkedir. Biz kendi istikametimizi milletimizle birlikte çizmeye devam edeceğiz. Türkiye’nin FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelesi nasıl devam ediyor? Dünyada Türkiye’den başka aynı anda bu kadar terör örgütünün saldırısına maruz kalan ve onlarla bu kadar kararlı ve sonuç alıcı şekilde mücadele eden başka bir ülke yok. FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C… terörün bütün veçhelerini gördük. Bu terör örgütlerinin yan yana gelmesini mümkün göremezsiniz ama konu Türkiye düşmanlığı, Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı olunca hepsi bir araya gelebiliyor. Allah’a hamdolsun tüm bu terör örgütleriyle de mücadelemiz çok başarılı bir şekilde devam ediyor. FETÖ mensupları dünyanın neresinde olursa olsun yakalanarak Türk adaletine teslim ediliyor. Sınırlarımız içinde ve dışında bölücü terör örgütüne karşı da son derece başarılı operasyonlar gerçekleştiriliyor. PKK terör örgütünün üst düzey yöneticileri tek tek etkisiz hale getiriliyor. Bütün bu terör örgütleriyle hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında kararlılıkla mücadele ettik ve başarılı sonuçlar almaya devam ediyoruz. Yurt içinde terörün belini kırdık. Terörü kaynağında kurutma stratejimizle sınırlarımız dışında da etkin adımlar attık, atmaya devam ediyoruz. Türkiye bu örgütlerle mücadelesini tek başına ve son yıllarda artan yerli ve milli imkanlarıyla yürütüyor. NATO’da müttefiklerimiz olan ülkeler terörle mücadele Türkiye’yi yalnız bırakmakla kalmayıp, terör örgütlerine hamilik yapsa da ülkemiz tüm bu ikiyüzlülükle ve terör örgütleriyle de mücadele edebilecek güç ve kuvvete sahiptir. Terörle mücadelede Türkiye’nin müttefiklerince yalnız bırakıldığını söylediniz. Peki yurt içinde terörle mücadeleye destek konusunda neler söyleyebilirsiniz? Güvenlik güçlerimizin, istihbarat birimlerimizin terörle mücadelesi takdir edilecek başarı, azim ve kararlılıkla sürüyor. Bu mücadelede hiç kuşkusuz en büyük destek de milletimizden geliyor. Ne yazık ki FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelemizi baltalamaya çalışan, sulandıran bir siyasi zihniyetle de mücadele ediyoruz. 15 Temmuz’un hemen arkasından nasıl söylemlerde bulunduğu hafızalarımızda hala taze olan muhalefet, ne yazık ki geçen 5 yıllık süreçte de gerçekleri görmedi. 15 Temmuz’da yaşananların darbe teşebbüsünden öte Türkiye’yi işgal projesi olduğunu bizler yılmadan anlattık, ancak siyasi çıkar hesabıyla bu gerçekleri görmeyenler, duymayanlar var. Üstelik bu tavrı Türkiye düşmanlıkları aleni olan isimlerle el ele verip açıktan gösteriyorlar. ABD’de Türkiye düşmanlarının kurduğu bir derneğin çatısı altında bir araya gelenler, birilerinin hala kirli emeller peşinde olduklarını gösteriyor. Firari FETÖ’cü eski bir CHP’linin de aralarında bulunduğu bu girişimle yeni bir tezgah içinde olduklarını görüyoruz. Burada yer alan isimlerin cemaziyeevveli de amaçlarının ne olduğunu ortaya koyuyor. Elbette buna geçit vermeyeceğiz. Devletimizin ilgili tüm kurumları bu hain terör örgütünün ABD’deki, Avrupa’daki ve tüm dünyadaki faaliyetlerini yakından takip ediyor. FETÖ militanlarının ensesindeyiz. Onlara dünyanın hiçbir yerinde güvende olmadıklarını gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz. Türkiye olarak diplomasi çerçevesinde, uluslararası hukuk çerçevesinde bu teröristlerin iadelerini istedik, FETÖ faaliyetlerinin sonlandırılmasını istedik. Sonuç itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye karar verdik” ve bu teröristleri inlerinden çekip çıkartarak, Türk adaletine teslim ettik, ediyoruz. İletişim Başkanlığı’nın bu yıl ki 15 Temmuz anma etkinliklerinde vatandaşları nasıl bir program bekliyor? Türkiye, terör örgütleriyle mücadelesini başarıyla sürdürürken, elde edilen başarının unutulmaması çok önemli. Gelecek kuşakların da ülkemizin uğradığı ihaneti ve bu ihanetlere karşı vatandaşlarımızın nelerden vazgeçerek kahramanlıklar gösterdiğini bilmesi gerekiyor. 15 Temmuz ruhunu yaşatacağız. Çünkü 15 Temmuz bize nasıl büyük bir millet olduğumuzu hatırlatan, nesilden nesile aktarılacak bir destandır. Elbette beşinci yıl dönümündeki anma programlarına da Sayın Cumhurbaşkanımız liderlik edecek. Kendileri Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki ve Türkiye Büyük Millet Meclisindeki 15 Temmuz anıtında düzenlenecek anma programlarına katılacak ve Ankara’daki 15 Temmuz Müzesinin açılışına iştirak edecek. Şehit yakını, gazilerimiz ve vatandaşlarımızla da bir araya gelecek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın o akşam bir de Millete Sesleniş hitabı olacak. Ankara’da açılacak 15 Temmuz Müzesi de çok önemli bir hafıza mekanı oldu. Böylece İstanbul’dan sonra Ankara da 15 Temmuz ile ilgili bir müzeye kavuştu. Diğer taraftan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2019 yılı başında yayınlanan bir genelgeyle yurt içindeki ve yurt dışındaki tüm 15 Temmuz anma programlarının koordinasyonu görevi Başkanlığımıza verilmişti. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bu yıl da İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ile üniversiteler toplamda 3.876 program ve proje yapıyor. 15 Temmuz Derneği başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımız çok önemli projeler gerçekleştirdiler. Bu yılki programlarımızın temasını “Türkiye Geçilmez” olarak belirledik. Bu sloganın bu emsalsiz zaferi çok iyi tanımladığını düşünüyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi yad ederken diğer taraftan destansı zaferimizi hatırlayacağız. Elbette FETÖ’nün gerçek yüzünü, hainlerin sinsi planlarının yanı sıra devletimizin terörle mücadeledeki başarılarına da işaret edeceğiz. Bu yıl İletişim Başkanlığı destekleriyle, 15 Temmuz Darbe girişimi sırasında Çengelköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yaşananlara odaklanan 15/07 Şafak Vakti filmi milletimizle buluşacak. O gece yaşananları ne kadar anlatsak eksik kalacak ama buna dönük her çabanın kıymetli olduğuna inanıyoruz. 15 Temmuz gecesi yaşananların kameralara yansıyan gerçek görüntülerine ve tanıkların anlatımına yer verilen “Direniş” adlı bir belgeselimiz de olacak. Bu belgeseli farklı dillerde dünya kamuoyu ile de buluşturacağız. 15 Temmuz ruhunu teknoloji ve dijital imkanlarla buluşturduğumuz farklı projelerimiz de olacak. Marmaray Yenikapı İstasyonun “Milli İradenin Zaferi: 15 Temmuz” başlıklı bir dijital gösterimimiz, 8 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek. Tüm sosyal, dijital ve konvansiyonel mecralarda da aktif olarak 15 Temmuz’un destansı mücadelesini anlatacağız. 15 Temmuz akşamı Ayasofya’da yine “milletin zaferi” temalı bir koreografi sergileyeceğiz. Ayrıca Galata Kulesi, Çamlıca Kulesi, İstanbul Havalimanı Kulesi gibi İstanbul’un sembol yapılarında 15 Temmuz temalı mapping gösterimleri olacak. Bunun dışında İstanbul ve Ankara’da farklı lokasyonlarda LED kuleler kurarak hem 15 Temmuz şehitlerimizi anacak hem de demokrasi zaferimizi kutlayacağız. Elbette FETÖ’yü ve 15 Temmuz’u yurt dışında anlatmak üzere dikkat çekici çalışmalarımız bulunuyor. Yurt dışını asla ihmal etmiyoruz. İletişim Başkanlığı olarak Endonezya, Sırbistan, Bosna Hersek, Bulgaristan ve Karadağ’da faaliyet gösteren 18 gazeteciye FETÖ ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bir bilgilendirme toplantısı düzenledik. 15 ülkede 15 Temmuz mülakatları bu kapsamda gerçekleştireceğimiz farklı bir proje olacak. Yurt dışında “Victory of Democracy” konseptiyle faaliyetlerimizi gerçekleştireceğiz. İstanbul ve Ankara’da 15 Temmuz şehitlerimizin yakınlarını ülkemizdeki diplomatlar ve uluslararası kamuoyu ile bir araya getireceğiz. Bu vesileyle, 15 Temmuz’da canı pahasına bu vatanı müdafaa eden milletimize bir kez daha şükranlarımı sunuyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize de sağlıklı ve uzun bir ömür temenni ediyorum.
İletişim Başkanı Altun: “15 Temmuz’da bu millet liderinin etrafında kenetlenerek demokrasisine, iradesine ve bağımsızlığına nasıl sahip çıktığını, çıkacağını dosta düşmana gösterdi”

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Fahrettin Altun, 15 Temmuz’un 5’inci yıl dönümünde milli direnişi, Türkiye’nin terörle mücadelesini, 15 Temmuz sonrası yaşanan köklü değişimi ve İletişim Başkanlığı koordinasyonunda gerçekleştirilen 15 Temmuz etkinliklerini Akşam Gazetesi'ne değerlendirdi.

15 Temmuz’un 5. yılında, geriye dönüp baktığınızda o gün yaşananları nasıl değerlendiriyorsunuz?

15 Temmuz 2016 tarihinde bu millet, bu topraklar tarihte benzeri bulunmayacak bir ihanetle karşı karşıya kaldı. FETÖ daha önce de aşağılık kumpaslarla milli iradeye tahakküm kurmayı denemişti. Ama alçakça planları her defasında püskürtüldü. Planları bozuldukça saldırının dozu arttı. Kendilerince “son çare” olarak darbeye kalkıştılar. En kalleş ve cani yüzlerini gösterdiler. Ne var ki milletimiz bu ihanet şebekesini çok iyi tanıyordu. İlk andan itibaren büyük bir dirayetle bu teröristlerin karşına dikildi. Çünkü bunun aynı zamanda bir işgal teşebbüsü olduğunu anlamıştı. Elbette Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği büyük bir cesaret oldu. Devlet-millet el ele vererek bu kanlı saldırıyı çökerttik. Bu mücadeleyi İstiklal Savaşı ruhuyla verdik. Devletin silahlarıyla terör estiren darbeciler başarılı olamadılar. Ve zafer o gece kıyama duran milletin oldu. İradelerini, ruhlarını FETÖ elebaşına ve kendilerini maşa olarak kullananlara satanlar, vatan, bayrak gibi hiçbir değere sahip olmayanlar 251 kardeşimizi şehit etti, binlerce vatan evladını yaraladı. Şehitlerimize bir kez daha Allah’tan rahmet diliyorum. Onların kahramanlıklarını unutmayacağız. Darbe girişimine karşı milletin kazandığı zaferin üzerinden 5 yıl geçti. Her geçen gün o gece milletimizin nasıl bir şanlı direniş gösterdiğini, meydanları dolduran milyonlarca vatan aşığının nasıl ayrı ayrı fedakarlıklarda bulunarak, destanlar yazdığını her zaman minnetle hatırlayacağız. Milletlerin “millet” olduklarını hatırladıkları tarihi anlar vardır. İşte 15 Temmuz bu anlamda bir dönüm noktasıdır. 15 Temmuz’da bu millet liderinin etrafında kenetlenerek demokrasisine, iradesine ve bağımsızlığına nasıl sahip çıktığını, çıkacağını dosta düşmana gösterdi. Adeta “ölümü öldüren” bir vakarla mermilere göğsünü siper etti, tankların üstüne yürüdü, savaş uçakların kafa tuttu. O geceyi kelimelerle ifade etmek sanırım her zaman için yarım kalacak. Çünkü o gece kelimelere sığamayacak, asırlarla anlatılacak büyük bir direniş gösterdi bu aziz millet. 15 Temmuz emsalsiz bir bilinç, daima diri kalacak bir ruhtur.

15 Temmuz’dan sonra Türkiye’de neler değişti?

15 Temmuz’dan sonra, bu işgal girişiminin arkasında olanlar, esasında Türk milletinin egemenliği için neler yapabileceğini bir kez daha gördü. FETÖ belasını defeden ve milli iradeyi tahkim eden Türkiye esas meselelerine odaklanmaya başladı. Türk tarihinin en köklü yönetim reformu gerçekleşti. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemiyle ülkemiz tarihi bir fırsat elde etti ve Türkiye’nin şahlanışı ivmelendi. Bunun ardından da Sayın Cumhurbaşkanımızın vizyoner liderliğiyle her geçen gün egemenliğimizi pekiştiren, her alanda yerli ve milli imkanları seferber eden bir anlayış ülkemize kök salmaya başladı. Bu Türkiye muarızlarına diz çökecek bir ülke olmadığımızı da gösterdi.

Türkiye düşmanlarına 15 Temmuz’da verilen mesaj neydi?

15 Temmuz’da bütün dünyaya verdiğimiz en net mesaj “Türkiye’nin geçilmez” olduğuydu. Şanlı bir direnişle Türkiye düşmanlarına bu milleti hiç kimsenin boyunduruk altına alamayacağını bir kez daha gösterdik. Bu mesajı alanlar, o gece yaşananları iyi analiz edenler elbette olmuştur. Ama 15 Temmuz’dan ders çıkartmayan ve FETÖ artıklarının yönlendirmesiyle hala ülkemiz üzerine hesap yapmaya çalışanlar da yok değil. Esasında onlar da tankla, tüfekle, milletimizi şehit ederek sonuca ulaşamayacağını anladı. Elbette Türkiye’yi bağımlılık tuzağında çekmek isteyenler boş durmadı. Bu sefer ekonomik ve farklı tehdit unsurlarıyla saldırılarına devam ettiler. Ülkemizi iç ve dış politikada sıkıştırmaya başladılar. Terör örgütlerini üzerimize saldılar. Ülkemizin imajını tahrif etmeye çalıştılar. Hamdolsun Cumhurbaşkanımızın liderliğinde bütün bu saldırıları boşa düşürdük. Tabi Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi bu anlamda çok önemli bir imkan oldu. Yeni sistemin getirdiği hızlı ve etkin karar alma mekanizmasıyla her türlü zorluğun üstesinden geldik, gelmeye devam ediyoruz. Türkiye’nin verdiği açık ve net mesajı anlamayanlar da beyhude çabalarını sürdürüyor. Ancak Türkiye ne terörle ne ekonomik saldırılarla ne karalama kampanyalarıyla yönlendirilecek bir ülkedir. Biz kendi istikametimizi milletimizle birlikte çizmeye devam edeceğiz.

Türkiye’nin FETÖ ve diğer terör örgütleriyle mücadelesi nasıl devam ediyor?

Dünyada Türkiye’den başka aynı anda bu kadar terör örgütünün saldırısına maruz kalan ve onlarla bu kadar kararlı ve sonuç alıcı şekilde mücadele eden başka bir ülke yok. FETÖ, PKK, DEAŞ, DHKP-C… terörün bütün veçhelerini gördük. Bu terör örgütlerinin yan yana gelmesini mümkün göremezsiniz ama konu Türkiye düşmanlığı, Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığı olunca hepsi bir araya gelebiliyor. Allah’a hamdolsun tüm bu terör örgütleriyle de mücadelemiz çok başarılı bir şekilde devam ediyor. FETÖ mensupları dünyanın neresinde olursa olsun yakalanarak Türk adaletine teslim ediliyor. Sınırlarımız içinde ve dışında bölücü terör örgütüne karşı da son derece başarılı operasyonlar gerçekleştiriliyor. PKK terör örgütünün üst düzey yöneticileri tek tek etkisiz hale getiriliyor. Bütün bu terör örgütleriyle hem sınırlarımız içinde hem de sınırlarımız dışında kararlılıkla mücadele ettik ve başarılı sonuçlar almaya devam ediyoruz. Yurt içinde terörün belini kırdık. Terörü kaynağında kurutma stratejimizle sınırlarımız dışında da etkin adımlar attık, atmaya devam ediyoruz.

Türkiye bu örgütlerle mücadelesini tek başına ve son yıllarda artan yerli ve milli imkanlarıyla yürütüyor. NATO’da müttefiklerimiz olan ülkeler terörle mücadele Türkiye’yi yalnız bırakmakla kalmayıp, terör örgütlerine hamilik yapsa da ülkemiz tüm bu ikiyüzlülükle ve terör örgütleriyle de mücadele edebilecek güç ve kuvvete sahiptir.

Terörle mücadelede Türkiye’nin müttefiklerince yalnız bırakıldığını söylediniz. Peki yurt içinde terörle mücadeleye destek konusunda neler söyleyebilirsiniz?

Güvenlik güçlerimizin, istihbarat birimlerimizin terörle mücadelesi takdir edilecek başarı, azim ve kararlılıkla sürüyor. Bu mücadelede hiç kuşkusuz en büyük destek de milletimizden geliyor. Ne yazık ki FETÖ başta olmak üzere terör örgütleriyle mücadelemizi baltalamaya çalışan, sulandıran bir siyasi zihniyetle de mücadele ediyoruz. 15 Temmuz’un hemen arkasından nasıl söylemlerde bulunduğu hafızalarımızda hala taze olan muhalefet, ne yazık ki geçen 5 yıllık süreçte de gerçekleri görmedi. 15 Temmuz’da yaşananların darbe teşebbüsünden öte Türkiye’yi işgal projesi olduğunu bizler yılmadan anlattık, ancak siyasi çıkar hesabıyla bu gerçekleri görmeyenler, duymayanlar var. Üstelik bu tavrı Türkiye düşmanlıkları aleni olan isimlerle el ele verip açıktan gösteriyorlar.

ABD’de Türkiye düşmanlarının kurduğu bir derneğin çatısı altında bir araya gelenler, birilerinin hala kirli emeller peşinde olduklarını gösteriyor. Firari FETÖ’cü eski bir CHP’linin de aralarında bulunduğu bu girişimle yeni bir tezgah içinde olduklarını görüyoruz. Burada yer alan isimlerin cemaziyeevveli de amaçlarının ne olduğunu ortaya koyuyor. Elbette buna geçit vermeyeceğiz. Devletimizin ilgili tüm kurumları bu hain terör örgütünün ABD’deki, Avrupa’daki ve tüm dünyadaki faaliyetlerini yakından takip ediyor. FETÖ militanlarının ensesindeyiz. Onlara dünyanın hiçbir yerinde güvende olmadıklarını gösterdik, göstermeye de devam ediyoruz. Türkiye olarak diplomasi çerçevesinde, uluslararası hukuk çerçevesinde bu teröristlerin iadelerini istedik, FETÖ faaliyetlerinin sonlandırılmasını istedik. Sonuç itibarıyla Sayın Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi “kendi göbeğimizi kendimiz kesmeye karar verdik” ve bu teröristleri inlerinden çekip çıkartarak, Türk adaletine teslim ettik, ediyoruz.

İletişim Başkanlığı’nın bu yıl ki 15 Temmuz anma etkinliklerinde vatandaşları nasıl bir program bekliyor?

Türkiye, terör örgütleriyle mücadelesini başarıyla sürdürürken, elde edilen başarının unutulmaması çok önemli. Gelecek kuşakların da ülkemizin uğradığı ihaneti ve bu ihanetlere karşı vatandaşlarımızın nelerden vazgeçerek kahramanlıklar gösterdiğini bilmesi gerekiyor. 15 Temmuz ruhunu yaşatacağız. Çünkü 15 Temmuz bize nasıl büyük bir millet olduğumuzu hatırlatan, nesilden nesile aktarılacak bir destandır.

Elbette beşinci yıl dönümündeki anma programlarına da Sayın Cumhurbaşkanımız liderlik edecek. Kendileri Cumhurbaşkanlığı Külliyesindeki ve Türkiye Büyük Millet Meclisindeki 15 Temmuz anıtında düzenlenecek anma programlarına katılacak ve Ankara’daki 15 Temmuz Müzesinin açılışına iştirak edecek. Şehit yakını, gazilerimiz ve vatandaşlarımızla da bir araya gelecek olan Sayın Cumhurbaşkanımızın o akşam bir de Millete Sesleniş hitabı olacak.

Ankara’da açılacak 15 Temmuz Müzesi de çok önemli bir hafıza mekanı oldu. Böylece İstanbul’dan sonra Ankara da 15 Temmuz ile ilgili bir müzeye kavuştu.

Diğer taraftan Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2019 yılı başında yayınlanan bir genelgeyle yurt içindeki ve yurt dışındaki tüm 15 Temmuz anma programlarının koordinasyonu görevi Başkanlığımıza verilmişti. 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü kapsamında bu yıl da İletişim Başkanlığımızın koordinasyonunda kamu kurumları, sivil toplum kuruluşları ile üniversiteler toplamda 3.876 program ve proje yapıyor. 15 Temmuz Derneği başta olmak üzere sivil toplum kuruluşlarımız çok önemli projeler gerçekleştirdiler. Bu yılki programlarımızın temasını “Türkiye Geçilmez” olarak belirledik. Bu sloganın bu emsalsiz zaferi çok iyi tanımladığını düşünüyoruz. Bir taraftan şehitlerimizi yad ederken diğer taraftan destansı zaferimizi hatırlayacağız. Elbette FETÖ’nün gerçek yüzünü, hainlerin sinsi planlarının yanı sıra devletimizin terörle mücadeledeki başarılarına da işaret edeceğiz.

Bu yıl İletişim Başkanlığı destekleriyle, 15 Temmuz Darbe girişimi sırasında Çengelköy ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü'nde yaşananlara odaklanan 15/07 Şafak Vakti filmi milletimizle buluşacak. O gece yaşananları ne kadar anlatsak eksik kalacak ama buna dönük her çabanın kıymetli olduğuna inanıyoruz.

15 Temmuz gecesi yaşananların kameralara yansıyan gerçek görüntülerine ve tanıkların anlatımına yer verilen “Direniş” adlı bir belgeselimiz de olacak. Bu belgeseli farklı dillerde dünya kamuoyu ile de buluşturacağız.

15 Temmuz ruhunu teknoloji ve dijital imkanlarla buluşturduğumuz farklı projelerimiz de olacak. Marmaray Yenikapı İstasyonun “Milli İradenin Zaferi: 15 Temmuz” başlıklı bir dijital gösterimimiz, 8 Ağustos’a kadar ziyaret edilebilecek. Tüm sosyal, dijital ve konvansiyonel mecralarda da aktif olarak 15 Temmuz’un destansı mücadelesini anlatacağız.

15 Temmuz akşamı Ayasofya’da yine “milletin zaferi” temalı bir koreografi sergileyeceğiz. Ayrıca Galata Kulesi, Çamlıca Kulesi, İstanbul Havalimanı Kulesi gibi İstanbul’un sembol yapılarında 15 Temmuz temalı mapping gösterimleri olacak. Bunun dışında İstanbul ve Ankara’da farklı lokasyonlarda LED kuleler kurarak hem 15 Temmuz şehitlerimizi anacak hem de demokrasi zaferimizi kutlayacağız.

Elbette FETÖ’yü ve 15 Temmuz’u yurt dışında anlatmak üzere dikkat çekici çalışmalarımız bulunuyor. Yurt dışını asla ihmal etmiyoruz. İletişim Başkanlığı olarak Endonezya, Sırbistan, Bosna Hersek, Bulgaristan ve Karadağ’da faaliyet gösteren 18 gazeteciye FETÖ ve 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin bir bilgilendirme toplantısı düzenledik. 15 ülkede 15 Temmuz mülakatları bu kapsamda gerçekleştireceğimiz farklı bir proje olacak. Yurt dışında “Victory of Democracy” konseptiyle faaliyetlerimizi gerçekleştireceğiz. İstanbul ve Ankara’da 15 Temmuz şehitlerimizin yakınlarını ülkemizdeki diplomatlar ve uluslararası kamuoyu ile bir araya getireceğiz.

Bu vesileyle, 15 Temmuz’da canı pahasına bu vatanı müdafaa eden milletimize bir kez daha şükranlarımı sunuyor, şehitlerimizi rahmetle anıyorum. Gazilerimize de sağlıklı ve uzun bir ömür temenni ediyorum.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve sancakplus.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

İlginizi Çekebilir

En Çok Okunanlar

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.